El sufinin yazdığı yıldızlar üzerine Kiitab Suvar el Kevakib el Sabita, Mardin de 1135 de Arapça olarak basılmıştır. 12. yy da mühendis el –Cezeri, teknolojik buluşlarını El-hiyel el-Hendisiye adlı kitapta toplamıştır. Kitapta yer alan buluşlar hidrolik güçle ve dişlilerin hareketiyle çalışırlar. Bunlar otomatik özdevinimli çalışan insanlar, hayvanlar, fiskiyeli havuzlar, kilit ve benzeri teknik buluşlardır.
Kitap 1205-06 Tarihli Arapça’dır. Burada resimler, teknik çizimler olmasına karşın, ayrıca sanat değeri de taşır. Anadolu kökenli hekim dioskoridis’in Materia Medica adlı botanik ve zooloji kitabının da 600 bitki ve 200 ü aşkın insan ve havyar tasviri vardır. 13. yy da Konya ‘da resimlenmiş Varka ve Gülşah 11. yy şairlerinden Ayubi, Farsça yazmış ve Gazneli Sultan Mahmut ‘a sunmuştur. Ressam, bu aşk öyküsünü anlatırken, insanları, bitkileri, hayvanları yapmıştır.

Bilinen örnekler Anadolu resim sanatının ilk örneklerinin bilimsel içerikli olarak Diyarbakır ve yöresinde Artuklu emirlerin ve Konya da seçkin sınıfın desteği ile 12 ve 13. yy da ortaya çıktığını göstermektedir. Osmanlılar da kültürel zenginliğin Sultan Orhan döneminde (1326-62) önce İznik’te başladığı sonra bursa da sürdüğü ve Edirne de sanatın her dalına önem verildiği görülmüştür.
15.yy Timur la birlikte bilim adamı, yazar, sanatçı Anadolu ya geldiği bunu izleyen yıllarda Şiraz, Tebriz, Semerkand gibi merkezlerde gerçek bir kültür alışverişinin ve sanatçının dolaşımının başladığı görülür.
1. II.Mehmed, II.Beyazıd ve I.Selim (1451-1520) : Oluşum Evresi;
2. 1.Süleyman ve II.Selim dönemi (1520-1574) : Geçiş Evresi;
3. III.Murad ve III.Mehmet dönemi (1574-1603) : Klasik Evre;
4. 17.yüzyıl (1603-1700) : Geç Klasik ve Durakla Evresi;
5. III.Ahmet dönemi ve 18. yüzyılın ilk yarısı (1700-1750) : İkinci Klasik Evre ya da Neo-Klasik Evre
6. 19.yüzyılın sonuna kadar (1750-1900); 1750’den sonrası: Osmanlı minyatürünün sonu.
I.Murad ve I.Beyazıd döneminde bursa kültür gelişiminde merkez haline geldi. Bursa’ da ve iznik’ te üretilen kitap ciltlerinde İznik çinilerinde dokuma alanında Osmanlı çizim renk ve teknik gelişimine ince zevkine sahipti. II.Murad döneminde kültür atılımı Amasya, Bursa ve Edirne’de yoğunluk kazandı, 15.yüzyıl minyatürlerinden günümüze kalanlar.
Ahmeti’nin iskendernamesi 1416’da Amasya’da yapılmıştır.
Nizami’nin Hamse’si 1442 yılında yapılmıştır.
Külliyat-ı Katibi de Abdullah Nişaburi’nin kasideleri vardır. Minyatürleri Dilsuznameye benzer. Edirne’de yapılmıştır.
Dilsuzname 1455-1456 da Edirne’de yapılmıştır.

Cerrahiyyetü’l-haniye 1456-66 yıllarında Amasya’da hazırlanmıştır.
Dünya tarihinin çizgisini değiştiren ender hükümdarlardan birisi olan Fatih Sultan Mehmet’in kimliği ve sanat koruyuculuğu minyatür sanatı açısından büyük önem taşır. İstanbul kenti ve Topkapı sarayı gerçek anlamıyla bir sanat ve kültür merkezine dönüşmüştür. Arap ve Katalan haritalarından Avrupa gravürlerine, Nizami ve Cami’nin eserlerinden İnciller’e ve orta Asya resimlerine kadar çok farklı dillerde ve farklı köklerden gelmiş eserlerden oluşan zengin kitaplığı bunun kanıtıdır. Costanzo da Ferrara Fatihin büst portresinin yer aldığı bir madalya hazırlamış ve çizimler yapmıştır. Ancak yabancıların yaptığı en ünlüsü Gentile Bellini’ninkidir. Yerli ustalar tarafından da benimsenen portrecilik anlayışı Osmanlı resminde 19. yy la kadar sürmüştür. Fatih dönemindeki minyatür ise, 14.yüzyıl Türk yazarı Ahmedi nin Büyük İskender’in hayatını içeren ve Osmanlı tarihine ilişkin ayrı bir bölümünde bulunduğu eseri İskendername’dir. Yüzyıllar boyu sürecek tarih ve hanedan bilincinin Fatih’le başladığı görülür. Burada önceki padişahların tahta çıkışını, seferlerini savaşlarını anlatan sahneler Osmanlı tarihinin ilk kez bu döneminde resimlendiğini gösterir.
II. Bayezıd döneminin minyatürlü yazmaları şunlardır.
Kelile ve Dinme Bidpay’ın bu ünlü eserinin Farsça çevirisinin minyatürlü yazması. 1495 tarihlidir. 14.yy İran şairlerinden Emir Husrev-i Dehlevi’nin Hamse(sinden Peşt Bihişt mesnevisi değişik üsluplarda 28 minyatür içermektedir. 15 yy şairlerinde Latifi’nin Şirin ü Hüsrev mesnevisinin 1498-99.
Osmanlı giysilerini belirgin olmaya başladığı Osmanlı karakterinin oturduğunu görürüz. Bu dönemde Şiraz ve Herat çığırı minyatürleri Osmanlı minyatür sanatında önemli adımlar atılmıştır.
I. Selim (1512_20) Oluşum Evresi’nin üçüncü sultanıdır. Selim döneminde 2 minyatürlü yazma olmasına rağmen Yavuz sultan selim kitap sanatına katkısı çok önemlidir. Memluk’ta gölge oyunu 11.yy’dan beri biliniyordu, kendisine sunulan oyunu çok beğenmiş sanatçıları İstanbul’a davet etmiştir. I. Selim İstanbul’a 600 Mısırlı ile döner. Dışarıdan sanatçı ve değerli sanat eserleri getirmek gelenek olmuştur.
Bu dönemde üretilmiş 50 minyatürlü eser vardır. Büyük bir kısmı Kanuni döneminde (1520-66) II. Selim nakkaşhane ye destek olmuştur. Sarayda dışarıdan gelen nakkaşlardan Şiraz-tebriz –safevi üsluplarını minyatürlere yansıtmışlardır. Batılı sanatçılar içinde kimin hangi ülkeden geldiği gösteren takma adı vardır. Örneğin Macar nakkaş Pervane. Macaristan hakkındaki minyatürleri onun yaptığı büyük olasılıktır. Bu evrede edebi eserlerin çoğunluğu İran klasikleri çok sayıdadır. Nizami Hamse, Leyla ile mecnun, iskendername gibi mesnevilerden oluşur. Firdevsi- Tusi, Şehname çok sayıda minyatürlü yazması bulunmaktadır.
Bu evrede edebi eserler sayıca çok olmakla sultanların yaşamlarını etkinliklerini anlatan şehnameler, seferleri anlatan gazavatnameler önem kazanmıştır.
Bunların ilki Şükri’nin Selimname adlı mesnevi biçimdeki manzum eseridir. Bu minyatürde Osmanlı ordusunun Safevi ordusunun karşılaşması gösteriliyor.
Kanuni Sultan Süleyman dömeminin en önemli sanatçısı Matrakçı Nasuh tur. Tarihçi, Matematikçi, sporcu, silahşör, hatta ve nakkaştır. İnsansız kent resimleriyle minyatür sanatında yeni bir tür yaratmıştır. 1534-35 İran ırak seferini anlatan 128 minyatür vardır. Ordunun İstanbul Tebriz arasındaki duraklanan kentlerin 16.yy’da ki gerçek görüntülerini çizmiştir. Diğer bir eseri Süleymanname Nice, Cenova gibi kalelerin Barbaros komutasındaki Osmanlı minyatürlerini yapmıştır. Diğer eseri Tarih-i sultan Beyazıt Osmanlı donanmasına ait gemileri kale ve kentlerin minyatürünü yapmıştır.
Kanuni döneminde saray nakkaşlarının albümlerde yaptıkları tasvirler çok akıcı, çok ince çizgi ve figürlerle sanat eseridir. Albüm ressamlığında tezhipçi Karamemi, Şah kulu’nun ortak eseri bu inceliğin en seçkin örnekleridir. Yeni bir üslup saz yaprağı, saz yolu mürekkep ve fırça ile boyasız yada sönük boyalarla yapılan resim tekniğidir. Bu yolda pek çok albümde resimleri bulunan bir başka nakkaş 16.yy sonları Veli Candır.


Osmanlı minyatürü kendine özgü kişiliğine kavuşmuştur. Seyid Lokman ile Nakkaş Osman işbirliği ile III. Murat dönemi minyatür sanatının altın çağı olmuştur. III. Murat şairdi. Nitekim oğlu Şehzade Mehmet için 52 gün görkemli şenlik düzenlemiş ve bu şenliği anlatan Surname-i Hümayun 437 minyatürle resimlenmiştir. Hiçbir yazmada bir cilt içinde bu kadar çok minyatür yoktur.
Seyid Lokmanın önemli eserlerinden biri Zübdetü’t-Tevarih’tir. Evrenin yaratılışından başlar, Hz.Adem ve ondan sonra gelen Peygamberler’i , İslam tarihini anlatır. Seyid Lokmanın 2 ciltlik Hünername adlı anıtsal eseri bu dönemin en önemli eserlerinden biridir.
Gazavatname türü eserlerde vardır. Metin ve minyatür bakımından en önemlisi Gelibolulu Mustafa Ali’ nin Nusretnamesidir. Bu eser Lala Mustafa’nın komuta ettiği Osmanlı ordusunun Gürcistan, Azerbeycan ve Şirvan’ın fethindeki olayları incelemiştir. Gelibolulu Mustafa Ali bu eseri sefere katılarak oluşturmuştur. 1580-81 de tamamlamıştır. III.Murat 1595 yılına doğru İslam’ın erken dönemi ve Hz. Muhammed’in yaşam öyküsünü resimleyip yazılmasını istemiştir, uygun metin Erzurumlu Darir’in Siyer-i Nebi Anıt değerinde eşsiz bir eserdir.
Minyatür sanatında nicelik ve nitelik bakımından bir düşüş göstermiştir. 17.yy başlarında Sultan I.Ahmet döneminde vezirlik yapan aynı zamanda kitap sanatı üzerinde çalışan Kalender Paşa sultan için normal boydan büyük Falname hazırlatmıştır.
Melekler, cinler, vakvak ağacı gibi. Çok renkli ve kalın fırça ile yapılmıştır. Safevi etkisi görülür. Hazırladığı bir başka eserde, I.Ahmet albümüdür, bu Albümde yeniliklerde bir örnek oluşturmaktadır. Her konuda minyatürlere yer verilmiştir. Sıradan insanları, günlük yaşamları, tek figürlü kadınları gösteren minyatürlerdir.
18 yy ilk yıllarında başlayarak Levni, Abdülcelil Çelebi durumu olumlu yönde değiştirmiştir. Onun çağı II.Mustafa, III.Ahmet ve Sadrazam İbrahim Paşanın çağıdır. Levni üslubu Lale devri diye adlandırılan çağın renkli, sanat incelikleriyle dolu eğimlerine çok uymaktadır. Levni’ nin önemli yapıtı Surname-i Vehbi’ dir. III Ahmet şehzadeleri Süleyman, Mehmet , Mustafa ve Beyazıd’ın 15 gün süren sünnet şenlikleri anlatmaktadır. Sanat tarihçisi Esin ATIL Levi’ nin 137 minyatürle resimlediği Surname-i Vehbi’yi çok iyi incelemiş, ABD bugüne kadar yayımlanmamış doktora tezi yapmıştır.
Levni’nin Surname için yaptığı minyatürler bu alanda büyük yenilik getirmiştir. Daha önce gördüğümüz 1582 deki şenliği anlatan Surname-Hümayun’ın mekanı hiç değişmeyen durağan 472 minyatürüne karşın, Levni’nin 137 minyatürü mekan değişikleriyle kalabalık düzeni, büyük Vanlılık getirmiştir. I.Mahmud döneminde en önemli nakkaş Abdullah Buhari’dir. Tek kadın ve erkek minyatürleri vardır. Batı resim anlayışına daha çok giyim kuşamdaki yeniliklerle yaklaşmıştır. Levni de olduğu gibi Buhari’ninde pek çok minyatürü özel koleksiyonlardadır. Bu evrede çiçek minyatürlerinden oluşan albümlerde yapılmıştır. Ali üsküdarı gül, sümbül, menekşe, karanfil, Leylak Lale erguvan çiğdem Çiçeklerde gölgeleme ve renk tonlamasıyla batı resmine yaklaşmıştır.
Lale devrinden sonra matbaanın yaygınlaşmasıyla minyatürlü el yazması yapımının giderek azıldığı görülmüştür. Geleneksel minyatür yerini duvar resmi ya da Albüm resimlerine bırakmıştır. Fazıl Enderu’nin yazdığın 18.yy ilk çeyreğinde minyatürlenen Hubanname ve Zenanname çeşitli dünya ülkelerinden kadın ve erkeklerin kıyafetlerini gösterir. Bu evrede saray koleksiyonlarındaki albümlerde Rafael, Konstantin, Iistrati gibi ressamlar tek figür çalışmıştır. Levni’nin yaptığı portre albümünden sonra, III.Selim Kostantin Kapıdağlı ya portresini yaptırmış tüm Osmanlı padişahlarının portresini sipariş etmiştir.
Teknik ve içerik bakımından yeni türler gelişmiş, tutkallı boyalarla yapılan geleneksek minyatürler suluboya ya da guaj resimlere dönüşmüştür. Perspektif, ışık-gölge ve renk değer arayışları girmiştir. 18.19.yy minyatür sanatında izlenen yenilikler tuval resminin oluşumunda önemli rol oynamıştır. 19. yy ikinci yarısında Avrupa’da eğitim görme olanağı bulan Türk ressamları ve akademi mezunları figüre dayanan batı resmine gerçek anlamıyla ayak uydurabilmiş ve Türk resmini günümüze getirmişlerdir.
KAYNAKÇA :
Osmanlı Tasvir Sanatları Metin AND
Osmanlı Minyatür Sanatı Günsel RENDA