inyatür, Latince miniare kökünden İtalyanca ya miniatura, Fransızca’ya miniature diye geçmiş olan sözcüğün Türkçeleştirilmesidir.
Minyatür İslam sanatında resim sanatının öncüsüdür. Minyatürün en büyük özelliği konuyu tam olarak göstermesidir.
Süsleme ve anlatım gücüne sahiptir. Genelde kitap resimleme sanatı, metni açıklayıcı destekleyici olarak yapılmaktadır. Osmanlı da tasvir veya nakış sözcüğü kullanılır, kitap resmi yapan ustalara nakkaş denmiştir.
Türk minyatür sanatında gözlem ön planladır. Sanatçı doğayı aynen resmetmekten kaçınmış, bu nedenle de Türk İslam minyatürleri kendine özgü bir üsluba sahip olmuştur. Nakkaşlar, kitabın metninden anlatılan olayları resimlerken ışık-gölge perspektif veya renk değerleri gibi Avrupa resmine özgü unsurları aramamışlardır. Nesneleri ve canlıları çoğu kez doğadan soyutlamış, onları gerçek görünümlerinden farklı birer bezeme motifine dönüştürmüşlerdir.
Minyatürlerde daha çok edebiyat, bilim, tarih, mitoloji konuları el yazmalı kitaplarda yer alır. Minyatürlü yazma eserlerimizin pek çoğu bugün kıymetli birer tarihi belge özelliğini taşır. Ortaçağ da hem Avrupa hem de doğuda özellikle İslam çevresinde çok sayıda minyatür el yazması üretilmiştir. Hat sanatıyla birlikte gelişen minyatür sanatı 19 yy ‘a kadar egemen resim türü olarak sürmüştür.